TRABZON TARİHİ RESİMLENİYOR
“Büyük devletler kuran ecdâdımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
 
   
   
 
TÜYB 70cm x 75cm / 2015 - Ş.ŞEYİHOĞLU
 
 
Milis Kuvvetlerinin Ruslara Karşı Mücadelesi (1916 - 1918)
 
 

Denizden yapılan bombardımanlara dayanamayan Türk kuvvetleri, sahilden 30 km. içeriye çekildiler. Dağlarda aylarca süren harpler oldu. Bu harplerde nizami kıtaların yanı sıra gönüllü halkın oluşturduğu çeteler de görev yapmıştır. Arazinin sarp olmasından da yararlanarak direnişlerini sürdürdüler… Rusların bu direnişi, taşınarak cepheye getirilmiş bir topun yardımı ile kırılarak, yapılan ani bir taarruzla düşman mevzileri ele geçmiş, panik halinde geri kaçan Ruslar Kazankıran mevziine kadar püskürtülmüştü. Burada ormanlık bölgeye giren çok sayıda Rus askeri çevre köylerden gelen köylüler tarafından öldürülmüş ve silâhları alınmıştır… (Bilgin, Yıldırım, 1990:376-385).
22 Haziran’da geliştirilen taarruzda 9. ve 33. fırkalar Madur ve Polut Dağı’na ilerlerler. 23 Haziran’da muharebe devam eder. 22-23 Haziran gecesi burada yerli ahaliden Hacı Mecid’in teşkil ettiği 40 kişilik gönüllü müfrezesi Çevik köylülerin yol göstermesi ile kayalıklar arasındaki gizli bir patikadan gece tırmanır ve Polut Dağı’ndaki Plâstonlara hiç beklemedikleri bir anda ve arkadan saldırır. Rus askerleri arasında çıkan panik sonucu çok sayıda Rus Kelekkabanı denilen uçuruma düşmüştü. Ruslar çok sayıda ölü ve esir bırakarak kuzeye doğru kaçarlar (Mareşal Fevzi Çakmak’tan akt: Bilgin, Yıldırım, 1990:385).

 
 
   


 
Bu sitede yer alan eserlerin hiç biri ( tamamen yada kısmen) sanatçısından izinsiz
veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz...