TRABZON TARİHİ RESİMLENİYOR
“Büyük devletler kuran ecdâdımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
 
   
   
 
Rus İşgalinde Muhacirler / TÜYB 60cm x 66cm / 2015
 
 

Rus İşgalinde Muhacirler 60 x 66cm TÜYB

I
 

Rus donanmasının tehdidine rağmen imkânı olan birçok aile, deniz yolu ile Sürmene’yi terk ederken büyük çoğunluk sahilden yaya olarak gitmekte idiler. Hemen hepsi evlerindeki eşyaları olduğu gibi bırakmış, ahırdaki hayvanlarını serbest bırakarak sırtlarına yüklenebildikleri çok az sayıda eşya ya da yiyecekle muhacir gitmekte idiler. Hayvanların tamamını götürmek imkânsızdı. Ailelerin ihtiyacını karşılamak için bir ya da iki seçme ineğini götürmek isteyenler yolların çok kalabalık olması nedeniyle zapt etmek ya da sürüp götürmek mümkün olmadığı için bunları yolda ya serbest bırakmış ya da kesmişlerdi. O günde sahilden ulaşım yapılabilecek yol yoktu. Muhacirler genellikle, deniz kenarlarında kumlar üzerinden yollarına devam etmeye çalışıyorlardı. Dereler üzerinden köprü olmadığı için, çoğu kez suya girilerek karşıya geçiliyor, akıntıya kapılıp gidenler için yapılacak hiçbir şey kalmıyordu. Karadere ve Yanbolu Deresi üzerindeki “Pereme” denilen sal, muhacir kafileleri için sadece çocuk ve yaşlılar taşıyordu. Hayvanları götürenler ise bunlarla birlikte suya girerek karşıya geçiyorlardı. Yollar çok kalabalık olduğu için ilerlemek de o kadar zordu. Sürmene-Trabzon arasındaki yol iki günde alınabiliyordu. Geceleri yol kenarında boşaltılmış köylerde yada açık havada konaklıyorlardı. Bu kafileler, büyük çoğunlukta olarak çoluk çocuk ve yaşlılardan oluşmuştu. Orta yaşlı yok denecek kadar azdı. Onlar da ya yaralı, ya hasta, ya da sakattı (Bilgin, Yıldırım, 1990: 368-369).

 
 
   


 
Bu sitede yer alan eserlerin hiç biri ( tamamen yada kısmen) sanatçısından izinsiz
veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz...