TRABZON TARİHİ RESİMLENİYOR
“Büyük devletler kuran ecdâdımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
   
 
TÜYB 120cm x 180cm / 2013 Ş.ŞEYİHOĞLU
 
    Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşu (24 Şubat 1918)
 
 
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka’ya taşınır. Çaykara’da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of’ta Baltacı, Arsin’de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilir, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon’a girmesine engel olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon’a girer. Rusların Trabzon’da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle Rumlar ve Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler. 1917’de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” olur, Çarlık Yönetimi yıkılır. Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların Trabzon’dan çekilmesine de yol açar. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ’da toplanan Türk Çeteleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer. (URL 4).

Ermeniler ve Kafkas kökenli muhtelif askerler de bulunuyordu. Ermeni subay ve erler, Erzurum’da merkez komutanlığı yapan bir albayın direktifinde çalışıyordu. Bedros adlı bir Ermeni subayı Türklere karşı faaliyette bulunmak üzere Trabzon’a gönderilmişti. Ruslar askerî gerekçelerle şehirde birçok imar çalışmalarında bulunurlarken, tarihî dokuda büyük tahribatlar yaptılar. Rusları askerî amaçlarla tamamen veya kısmen tahrip ettikleri evlerin sayısı üç binden fazlaydı. Şehirdeki cami, türbe ve mezarlıklar da tahribata
uğradı. Rus bilim adamları kazılar yaptılar. Karadeniz kıyılarında Ruslar Harşit çayına kadar ilerlediler. Nehrin batı yamaçlarını tutmuş olan Türk kuvvetleri, Rusların karşıya geçmelerine fırsat vermedi. Rusya’da Bolşeviklerin başa geçmesinden sonra, 18 Aralık 1917’de Türk-Rus askeri yetkililer arasında Erzincan Mütarekesi yapılarak savaşa son verildi. Bunun üzerine Türk kuvvetleri Giresun’dan hareketle Trabzon’a hareket etti. 24 Şubat 1918 günü Trabzon Rus işgalinden kurtuldu. Albay Kâzım Özalp komutasındaki öncü Türk kuvvetleri üç koldan şehre girdiler. Türk kuvvetlerinin şehre girmesi üzerine, Rus askerleri iki Rus vapuruyla Batum’a sevk edildi. İşgal döneminde Türklere kötülük yapmış olan Rum ve Ermeniler Ruslarla birlikte şehri terk ettiler. Kurtuluştan iki gün önce, iki yüz kişiyi Kemeraltı camiinde yakmak isteyen Ermeni Bedros çetesi de bunlar arasındaydı. Trabzon’un kurtuluşundan yirmi gün sonra Vali vekili Vehab Bey tarafından sivil idare kuruldu. Kısa bir süre sonra Vali Süleyman Nemci ile Emniyet Müdürü Refik (Koraltan)

Beyler Ordu’dan gelerek göreve başladılar, ilk vilayet konağı, Maraş Caddesinde Nemlioğlu sıra evleri III. Ordu Komutanı Vehip Paşa kurtuluştan birkaç ay sonra Trabzon’a geldi. İşgalden kurtarılan harabe halindeki şehirde salgın hastalıklar yaygın durumdaydı. Şehrin sorunlarının tespiti amacıyla vali başkanlığında kurulan heyet, ilk toplantısında şehrin kalkınma programını hazırladı. 26 Temmuz 1919’da yapılan dördüncü toplantıda harap olmuş binaların imar ve inşası görüşüldü. Milli Mücadelenin ilk yıllarında Trabzon Vilayeti, bugünkü Rize, Trabzon, Gümüşhane, Giresun ve Ordu illerini kapsıyordu. 1919 yılında Rize ve Gümüşhane, Trabzon vilayetine bağlı birer sancak; Giresun ve Ordu ise yine aynı vilayete bağlı birer kaza durumundaydılar. Bu sırada Rumlardan bir kısmı, İnebolu’dan Batum’a kadar uzanan Karadeniz kıyılarında, Trabzon merkez olmak üzere bir Rum-Pontus devleti kurmak istiyorlardı.
(TC Trabzon Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2006:94)
 
 
   


 
Bu sitede yer alan eserlerin hiç biri ( tamamen yada kısmen) sanatçısından izinsiz
veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz...