TRABZON TARİHİ RESİMLENİYOR
“Büyük devletler kuran ecdâdımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
   
 
TÜYB 80cm x 100cm / 2016 Ş.ŞEYİHOĞLU
 
    Trabzonlu Milis Kuvvetlerin Ordu ile Birlikte Ruslara Karşı Verdiği Mücadele (1916/1918)
 
 
Karadağ-Soğuksu ve Eşek Meydanı Savaşları: Ruslar tedricen ilerleyerek Karadağ eteklerindeki Soğuksu tepesine bir tabur piyade ve dört ağır makineli tüfek yerleştirmişlerdi. Bunları bu tepeden atmak ve vaziyete hâkim olmak üzere bu tepeyi sis kapladığı bir günde Rohnoy obasının sırtlarındaki Fonko obasında yer alan Hacı Fettahoğlu Halim Ağa’nın yetmiş beş mevcutlu çetesiyle, Balıklı sırtlarındaki Teşkilât-ı Mahsusa Alayı’nın iki bölüğü, sisten faydalanarak buradaki düşman mevzilerine sokuldular ve birden ani bir baskın halinde ateş açtılar. Ruslar beklemedikleri bu baskın karşısında derlenip toplanmadan ve ciddi bir mukavemet imkânı bulmadan firara başladı. Takip edilen düşman burada 72 ölü ile dört mitralyöz bıraktı. Bu tepe ile birlikte dört mitralyöz elimize geçti. Mukabil zayiatımız Trabzonlu bir er ile altı yaralıdan ibaretti. Bu aziz şehidin mezarı Balıklı obasındadır. Ruslar iki gün sonra bu cephedeki kuvvetlerini altı piyade taburu ile takviye ederek elimize geçen Soğuksu tepesini geri almak ve bizi Karadağ’dan atmak için sabahleyin erkenden taarruza geçtiler. Piyade taarruzundan önce Potonos, Şinik ve Mimera’daki topçusu mevzilerimizi şiddetle top ateşi altına aldı. Düşmanın sürekli top ateşi tek isabet kaydetmeden kuru bir gürültü halinde devam etti. Yalnız Hıdımebi Şahinkayası’m çevreleyen orman kıt’asını tutuşturmuş ve bu ormandaki yangın bir hafta devam etmişti. Burada tabiye edilen ve yukarıda işaret edilen bir topumuz bugün Potonos sırtlarındaki düşmanın iki topunu susturmaya muvaffak olamamıştı. Bir saat fasılasız devam eden topçu ateşinden sonra piyadesinden bir tabur yukarıda adı geçen Halim Ağa ile Kopluoğlu Ahmet Çavuş’un yüz on mevcutlu olan çetesinin müdafaa ettiği Soğuksu tepesine taarruz etti. Bu tepeyi kahramanca müdafaa eden ve tek kurşununu boşa çıkarmayan çetelerimizin ateşi karşısında düşman taarruzu erir gibi dağıldı. (Lermioğlu, 2011). Düşmanın diğer kuvvetleri yine topçusunun himayesinde Îstera ve Vayton sırtlarından Koryana köyünün Balıklı obası sırtlarındakiTeşkilât-ı Mahsusa Alayı ile Fonko obasının Zovon Bumu’ndaki Tonya çeteleri üzerine yüklendi. Burada da aynı derecede keskin bir mukavemetle karşılaştılar. Zovon Bumu’ndaki Lermioğlu Halim ve diğer Tonya çeteleri araziden ve ormanlardan faydalanarak Rus kıtaları arasına sokulup Rus piyadesinin mühim bir kısmını yan ateşine almaya Muvaffak oldular. Çetelerin bu mahir ve cesur hareketleri Teşkilât-ı Mahsusa Alayı üzerine teksif edilen Rus taarruzunu kanlı zayiat ile sarsıp akim bıraktırdı. Savaş bütün şiddetiyle beş saat devam etti. Mevcutlarının üçte birini ölü ve yaralı olarak kaybeden ve mevzilerimiz önünde eriyen ve bilhassa yan ateşiyle sarsılan düşman ric’ate mecbur kaldı. Yine bu sırada dağlarda eksik olmayan bir sis tabakası harekât sahası üzerine çökmüştü.(arak köprü altına Araziyi ve geçit yerlerini iyi bilen çeteler cüretkârane ve çevik hareketlerle ormanlardan da faydalanarak Rusların ric’at noktalarına kadar kayarak Rus ric’atini paniğe çevirdiler. Firar eden Rus piyadesini durdurmak için topçusunun açtığı ateş bu firarı durdurmamakla beraber Ruslara ayrıca zayiat vermekten de hali kalmamıştı. Zaferimizle sona eren bu savaşta Ruslar mevzilerimizin önüyle firar ettikleri sahada bin beş yüzden fazla ölü, iki bin yüz sekiz tüfek bırakmışlardı. Buna mukabil bir subayımızla 147 er ve 84 çetemiz şehit düşmüştü. 14’ü ağır yaralı olmak üzere 68 yaralımız mevzilerin arkasındaki hastane makamında kullanılan çadırlara nakledilmişti. Bu savaş ilçe dâhilindeki savaşların en mühimidir. Eşek Meydanı ve civarı Rus askerlerinin cesetleriyle dolmuştu. İstihlâsı müteakip burada büyük yığınaklar halindeki Rus askerlerinin kafatasları ile çürümüş kemiklerini gördüm. Son senelere kadar buradan gelip geçenler üzerinde bunlar tiksindirici bir manzara arz ediyordu. Rusların bu savaştan sonra günlerce yaralılarını araba ve sedyelerle Trabzon’a nakil eyledikleri görülmüştü. Bundan sonra buradaki hareketler keşif yolu çarpışmalarıyla gece baskınlarına inhisar etmişti. (Lermioğlu, 2011).

 
 
   


 
Bu sitede yer alan eserlerin hiç biri ( tamamen yada kısmen) sanatçısından izinsiz
veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz...