TRABZON TARİHİ RESİMLENİYOR
“Büyük devletler kuran ecdâdımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
   
 
TÜYB 120cm x 180cm / 2011 Ş.ŞEYİHOĞLU
 
    İpek Yolu’nda Değirmendere Köprüsü
 
 
“Deniz ve karayollarının kavşak noktası” olarak da adlandırılan Trabzon kentine önce Cenevizliler sonra da Venedikliler koloni oluşturmuşlardır. Trabzon-Tebriz karayolu binek hayvanları ile 12-13 gün, kervanla 30-32 günde alınabiliyordu. İstanbul-Trabzon gemi seferleri çok eski zamanlardan beri yapılmaktadır. Örneğin seyyah Geoffery, bu yolu 19 günde, Klavijo ise 22 günde tamamlayabilmişlerdi. Yelkenliler bu yolu 4-5 güne indirmişti. Çin’den başlayıp batıya doğru uzanan İpek yolu ve ticareti dört ana güzergâhtan yapılıyordu. (Tezcan, 2001:74’den akt: URL 7)

Bunların ilki beklide en önemlisi karadan giden birinci yoldu. Çin’in iki önemli başkenti Chang-an ve Lo-Yang’dan başlayan batıya doğru Kansu bölgesinden Doğu Türkistan’a ve oradan da Batı Türkistan’dan geçtikten sonra İran’a ulaşıyordu. İran’dan devam eden
yol Asya Kıtasında Doğu Akdeniz’in en önemli Liman Kenti Antakya’da son buluyordu. Bu yolun İran’dan Karadeniz’e geçen bir başka ucu da bulunmaktaydı. Hazar denizi güneyindeki Ecbatana’dan Tebriz -Artaxata – Dvin Phasis güzergâhından Karadeniz kıyısındaki Trabzon şehrine ulaşıyordu. Trabzon’dan Gümüşhane-Erzurum-Kars-Tebriz üzerinden Semerkant’a ulaşan İpek Yolu’nun bu bölümü için Avrupalılar öneminden dolayı “Semerkant’a giden altın yol” adı verilmiştir.
(Tezcan, 2001:74’den akt: URL 7)
 
 
   


 
Bu sitede yer alan eserlerin hiç biri ( tamamen yada kısmen) sanatçısından izinsiz
veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz...