TRABZON TARİHİ RESİMLENİYOR
“Büyük devletler kuran ecdâdımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
   
 
TÜYB 120cm x 180cm / 2012 Ş.ŞEYİHOĞLU
 
    Trabzon Limanı
 
 
...Doğu Karadeniz’in önemli bir sahil kenti olan Trabzon, aynı zamanda doğu dünyası ile batı dünyasını birbirine bağlayan çok önemli bir liman kapısıdır. Kentin doğudan ve güneyden gelen ticari yolların kesiştiği bir kavşak noktasında kurulmuş olması, Trabzon’un jeo-stratejik konumunu oldukça güçlendirmektedir. Doğuda Hindistan Afganistan-Kuzeybatı İran içlerinden gelen ve Anadolu’da Doğubayazıt-Erzurum-Bayburt-Gümüşhane ve Zigana Geçidi (2010m.) üzerinden Trabzon’a ulaşan ünlü kervan yolu, kenti bir ticaret merkezi haline getirmiştir. Trabzon’a, Ön Asya ve Uzak Doğu’dan gelen bu ticaret yolunun yanı sıra, batıdan ve kuzeyden, Karadeniz üzerinden gelen gemilerin kullandığı deniz yolu ve güneyden gelen önemli bir başka ticaret yolu da ulaşmaktadır. Kuzey Suriye’den gelen ve Erzincan-Bayburt-Gümüşhane-Zigana Geçidi üzerinden Karadeniz’e ulaşan bu ticaret yolu, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en önemli liman kenti Trabzon’da son bulmaktadır. Trabzon Limanı’nın İran, Doğu Anadolu ve Kuzey Suriye bölgelerinin batıya açılan en önemli kapısı olması nedeniyle, özellikle Ortaçağ’da birçok Müslüman coğrafyacının bu kenti “Dünya Ticaret Merkezi” olarak adlandırmasına yol açmıştır.(Kayaoğlu, 2002:1’den akt:Çiğdem, 2012).

…Trabzon Limanı ticari ve ekonomik bakımdan şehrin belkemiğini oluşturuyordu. XIX. Yüzyılın son çeyreğinde Trabzon’da Anadolu ve İran ticareti ile uğraşan 13 komisyoncu, Trabzon ve çevresinin ihraç malları ticareti ile uğraşan 33 ticarethane ve bölgeye ithal edilen malların ticaretinde uzmanlaşmış 63 Ticarethane mevcuttu. (Baskıcı, 2012:47).
…Evliya Celebi seyahatnamesinde Tarabefzun adıyla Trabzon’dan bahseder, detayları ile anlatır. Trabzon limanı ve denizciliği hakkında önemli bilgiler verir.
(Evliya Celebi, 1999: 46-58’den akt: Esmer, Ateş, Esmer: 2012)

“ Değirmendere’de büyük bir liman vardır. Sana kasabası, gemilerin rahatlıkla demirleyebilecekleri bir yer olup dağı taşı fındıklıktır ve Sana fındığı her yanda ün kazanmıştır.
(Evliya Celebi, 1999: 55’den akt: Esmer, Ateş, Esmer: 2012).

…Trabzon denizcileri Meniskle denen bir tur savaş kayığı yaparlar ki bunlar Çoruh suyu kenarında yetişen kaba kavak ağacından yapılır. Üç parçadan ibaret olup tahtalardan biri tekne gibi alta, öteki iki tahta yanlara konur ve kenarları iki adam kalınlığında
kamıştan hasır sazlarla örüldüğü için fırtınalara dayanabildiği gibi su almadan dalgalar üzerinde mantar gibi yüzer. Başı ve kıçı bir olan bu kayıklar 100 kişi alır.
(Evliya Celebi, 1999: 56’dan akt: Esmer, Ateş, Esmer: 2012)

Mikrilistan sınırında İskele-i Suları limanı var. İskele-i Handede limanı yoktur. İskele-i Suri limanı ve bir harab hisarı vardır. İskele-i Yavaşa limanı ve bir harap kalesi var. İçinde Mikril çobanları koyun keçi otlatırlar. İskele-i Zapce limanı yoktur. Ancak harab olmuş büyük bir kalesi vardır. …Mahsul mevsiminde bazargan (tüccar) gemileri limanlara gelip tuz, barut, bakır ve silah getirip; kız, oğlan, zerdeva ve balmumu alırlar.
(Evliya Celebi, 1999: 56’dan akt: Esmer, Ateş, Esmer: 2012)

Bu bilgiler ışığında 17. yy. da Trabzon’da pek çok iskele bulunmakla birlikte büyük bir limanın olmadığı en büyük ve en önemli limanın Evliya Celebi’nin Değirmendere dediği Akçaabat tarafında olduğu anlaşılmaktadır. … Seyahatnamesini 19.yy.’ın ikinci yarısında yazan Theophiles Deyrolle’de Trabzon limanı ile ilgili bilgiler vermektedir. “Deniz kıyısı çok derin olmadığından büyük vapurlar açıkta demirler, yolcularını kayıklarla iskeleye çıkarırlar. Kazıklar üstüne oturtulmuş bir taş iskelesi varsa da; üzeri genellikle tüccar eşyası ile dolu olduğundan yolcuları yarı beline kadar suyun içine giren hamallar sırtlarında karaya çıkarırlar… İskelenin yanındaki askeri tersaneden Gavur meydanına giden bozuk ve dik yokuşu bu hamal sırtlarında 300 kiloluk yüklerle çıkarlar.
(akt: Esmer, Ateş, Esmer: 2012)
 
 
   


 
Bu sitede yer alan eserlerin hiç biri ( tamamen yada kısmen) sanatçısından izinsiz
veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz...